Sun'ullah Efendi

Sun’ullah Efendi (Cafer Mustafa Sun’ullah, 1552/53-1612), Osmanlı Devleti’nde dört ayrı dönemde şeyhülislamlık yapmış, döneminin en tartışmalı ve etkili din adamlarından biridir. Ailesi İskilip kökenlidir; TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre kendisi 1553’te İstanbul’da doğmuş olsa da, Türkçe kaynaklarda zaman zaman İskilip doğumlu olarak da anılır — bu, Ebussuud Efendi’nin de paylaştığı, ailenin İskilip kökenli olup bireylerin çoğunlukla İstanbul’da doğduğu bir örüntüye işaret eder.
Ailesi ve Yetişmesi
Sun’ullah Efendi, Kanuni Sultan Süleyman döneminin tanınmış kazaskerlerinden İskilipli Molla Cafer Çelebi’nin oğludur. İlk eğitimini babasından ve Zenbillizâde Fudayl Çelebi’den aldıktan sonra, amcazadesi olan Şeyhülislam Ebussuud Efendi’ye 1569’da mülazım (asistan/öğrenci) olarak bağlanmıştır. Bu akrabalık, İskilip kökenli iki büyük şeyhülislam ailesinin — Ebussuud ve Sun’ullah Efendi hanedanlarının — ne denli iç içe geçtiğini gösterir.
Kariyeri
Sun’ullah Efendi, geleneksel ilmiye kariyerinin bütün basamaklarını sırasıyla tırmanmıştır: 1571’de Beşiktaş’ta ilk müderrislik görevine başlamış, sırasıyla Mahmud Paşa, Sahn-ı Semân gibi önemli medreselerde ders vermiş; 1590’da Bursa, 1591’de Edirne, 1592’de İstanbul kadılığına, aynı yıl içinde Anadolu ve ardından Rumeli kazaskerliğine yükselmiştir.
1599’da ilk kez şeyhülislam olan Sun’ullah Efendi, sonraki on yıl içinde toplam dört kez bu göreve getirilip azledilmiştir (1599-1601, 1603’te yalnızca 34 gün, 1604-1606 ve 1606-1608). Bu iniş çıkışlı kariyeri, dönemin saray içi ve sipahi-yeniçeri çekişmelerinin ortasında geçmiştir. Tarihçi Selanikî, onun toplumun düzeni için ısrarla vurguladığı konuları — vakıf yönetimindeki israf, rüşvetin önlenmesi, ilmiye mesleğinin bozulmasına çekidüzen verilmesi — ayrıntılı biçimde aktarır.
Kariyerinin en tartışmalı anları arasında, sarayda nüfuzlu Kira Kadın’ın (Esperanza Malchi) öldürülmesine yol açan sipahi ayaklanmasındaki rolü ve 1601’de Eflak Voyvodası Mihai Viteazul ile elçisinin öldürülmesine yol açan sert fetvası sayılabilir; bu fetva sonraki dönemde tartışmalara konu olmuştur. Buna karşılık, Celali lideri Karayazıcı Abdülhalim’in affedilmesinde de etkili olduğu bilinir.
Kişiliği
Kaynaklarda dürüst, doğruyu söylemekten azli göze alarak da olsa çekinmeyen bir âlim olarak tanımlanan Sun’ullah Efendi, dönemin sert eleştirmeni tarihçi Âlî Mustafa Efendi tarafından hep övgüyle anılmıştır. Bazı tarihçiler ise onun çevresindekilere çabuk güvendiğini ve bunun Karayazıcı ile Kırım hanlığı meselelerinde hatalara yol açtığını belirtir.
Vefatı
1608’de son kez görevden alınan Sun’ullah Efendi inzivaya çekilmiş, 1611’de hacca gitmiş ve dönüşünden kısa süre sonra, 10 Nisan 1612’de vefat etmiştir. Cenaze namazı Fatih Camii’nde kıldırılmış, Kırkçeşme’de daha önce vefat eden oğlu Mehmed Çelebi’nin mezarı yanına defnedilmiştir.
İskilip kökenli diğer âlimler için İskilipli Âlimler ve İskilipli Âlimler Müzesi sayfalarına bakılabilir.